Bildiğiniz üzere, 10 gün önce Ölü Deniz gösterisinin bir videosunu hiçbir kâr amacı gütmeden, reklamsız paylaşması sonrasında gündeme düşen Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatıldı.
Öncelikle söylemek gerek ki bir dinin kendince takdir ettiği yönlerinden bahseden Deniz Göktaş'ın, halk katıla katıla gülerken aslında halkın değerlerine alenen hakaret ettiği iddiasının kendisi; halkın zekasına alenen hakaret niteliği taşımaktadır. İsnat edilen suçlamanın asıl muhatabı, soruşturmayı başlatan mercilerden başkaları değildir. Nitekim bu suçlama, rüşvet ve nüfuz ticareti ithamlarına rağmen Yüce Divan'da yargılanması engellenip Erdoğan tarafından ödüllendirilen Egemen Bağış'ın dalga geçercesine dini istismar edişini de yeniden gündeme taşıdı.
Soruşturma haberleri sonrasında yurt dışı tatilini bırakan Göktaş'ın, yurda giriş yaparken kaçma şüphesi bahane edilerek ters kelepçeyle gözaltına alınması ve tutuklu yargılanmasının akıl ve mantıkla örtüşen hiçbir yanı bulunmamaktadır. Soruşturmayı yürüten mercilerin işlediği suçlar yüzünden Göktaş'ın organize suçlularla aynı muameleye tabi tutulması Türk hukukunda "suçun şahsiliği" ve "orantılı ceza" ilkelerine aykırıdır.
Bu gelişmenin yanı sıra; Anadolu kentlerinde, on binlerce yurttaşın huzurunda, sorunsuzca sahnelenebilen gösterinin Kadıköy ve Şişli'de gösteriminin infial uyandırabileceğinin ilgili kaymakamlıklarca iddia edilip yasaklanması ve kamusal alanlarımızın bir kez daha hukuksuzca kamuya kapatılması abesle iştigaldir.
Yürütme ve Yargı organlarının el birliğiyle halka yaptığı bu zulmün en kısa zamanda sona ermesi ve Sevim Tanürek Cinayeti faillerinin hesap vermesi dileğiyle...
0 Comments
No comments yet.