1980 Darbe Hükûmetinin getirdiği ve 2025 Darbe Hükûmetinin kendi öznel tanımına göre yeniden yorumladığı “genel ahlak” temalı toplum mühendisliği politikaları artık LGBT+ karşıtı sansür boyutunu aşıp cinsel kimlik ve yönelim bakılmaksızın tüm yurttaşlara aleyhine hapis cezalarına evrilmeye başladı. Yetişkin içerik üreticilerinden sonra gençliğe hitap eden sanatçılar da artık kriminalize ediliyor: Manifest grubundan sonra menajerleri de sözde yargı kıskacına alındı.
Sadece cinsel azınlıklara değil, toplumun geri kalanına da cinsel yönü bulunan birer canlı olduklarını herkesten gizleyecekleri, cinsellikten arı, aseksüel bir imaj ve yaşam tarzını dayatmaya çalışan darbe hükûmeti bir yandan da bununla çelişkili bir şekilde, emirlerine amade çocuk köleler vermedikleri için hesap soruyor. Yetişmekte olan gençlik için mevcut istihdam alanlarını genişletmek yerine ülkeyi dünyanın geri kalanından izole ederek bunun aksini yaparken genişletme derdi yalnızca kendi serveti olan Cumhurbaşkanı, kendisi bile sadece üç çocukla yetinmişken beş çocuk yapmadığı için vatandaşı azarlıyor. İnsana dair olan tüm haklardan mahrum ederek âdeta çıplak ve savunmasız kıldığı yurttaşa elindeki kelepçeyle copu sallayarak çelişkili taleplerde bulunan darbe hükûmetinin, toplumu son derece sağlıksız bir noktaya belki de toplumsal bir psikoza sürüklediği kanısındayım. Siz ne düşünüyorsunuz?

0 Comments
No comments yet.